最后出现于 20 天 前
Porn Lover
6006 天 在 XRMXX 上
2K 个人资料浏览次数
1 个订阅者
56 条评论
个人信息
关于我
Antalya'da birlikte swinger partilere katılacağım bayan partner arıyorum. İlgilenenler bana mail yolu ile ulaşsın. mail: [email protected]
Profildeki foto kendim ait
Bir erdemden, sevmenin, aşkın ve aşkla sevişmenin erdeminden söz ediyorum.
Sevginin yüceltilmesidir sevişmek. Duyguların zenginleşmesi, insanlığımızın bir bütün olarak yaşanmasıdır. Saç diplerimizden başlayarak, ayak parmaklarımıza kadar bütün vücudumuzun her zerresinin hazla ve mutlulukla titremesidir. Gözlerimizdeki sevincin incecik bir yağmur gibi içimizi yıkamasıdır. İnsan vücudunun güzelliği, tenin tenle buluşması, sevginin ve aşkın doyasıya yaşanması içindir.
Sevişmek iki insanın birbirini onurlandırmasıdır, saygınlaştırmasıdır birbirlerinin nezdinde. İnsan ömrünce kaç kişiyle yaşayabilir böyle bal tadında seçkin saatleri?
Sevişmeyi aşkın yüceltilmesi, ruh ve ten bütünlüğü olarak yaşayamıyorsak, o sevişme şöyle alıp başını gitmez dağlara, ke, çam kokularına doğru... Bir tomurcuk gülün dalında sabaha kadar kuşlar gibi cıvıldamaz sevgilinin kokusunu duymak için... Bir çağlayandan aşağı çığlık çığlığa atamaz kendini alabalıklar gibi...
Oysa sevgi, sevda, aşk insanı erdemli, başı dik, onurlu, korkusuz kılandır... “Alıp başımı iki elime, yoluna verem yürüyem” dedirtir Yunusça... “Üstüm başım ke kokuyor hala, senle yatmadım sanki dağları dolaştım” diye coşturur, dağları dolaştırır...
Bir insanın bir başka insana içi titreyerek dokunması, kelebeklerden dokunuşlar alan bir yaprak gibi incecik okşaması, erdemli ve kendine güvenen bir aşkın yarattığı sevgidendir.
Tenlerimizdeki ke, ıhlamur, tarçın, fesleğen, karanfil kokuları birbirine karışır. Daha çok duymak için kokularımızı, çırılçıplak sarılırız birbirimize, kokularımız kokularımıza daha bir karışsın diye. Tenlerden gönüllerimize, ruhlarımıza sızar kokular. Koklaya koklaya öperiz birbirimizin çıplaklığını... Döner, döner durur başımız havalarda... Gözlerimizle içeriz birbirimizi, dudaklarımızdaki susuzluk kanmaz... Artık tenlerimiz değildir sevişen, ikilikten sıyrılıp birliğe erdiğimiz doruklarda, ruhlarımızdan öperiz birbirimizi... Bütün ruhumuzla sevişiriz... Deli kırlangıçlar gibi çırpına çırpına sevişiriz...
Ruhları öpüşmeyenlerin, tenleri bu denli güzel öpüşemez. Bir önceki geceden artanı, bir sonrakinin üstüne ekleyerek, daha sonraki günleri de düşünmeden etmeyerek, sevgi boşluğu sayılabilecek en küçük bir an bırakmamaya özen göstererek yaşamayı biliriz aşkı... sevmeyi...
Her gece gündoğumuna kadar susmayan bir aşk ezgisi olur sesimizin tınısı... Böyle olduğu için de hiç bitmeyen bir aşk ezgisiyle sevişmeyi biliriz... Hayıt kokularıyla kendimizden geçmenin tadını, büyüsünü birlikte yaşamayı biliriz...
SEN DÜŞTEN GEÇİLMEZ BAHÇE... Bir serçeyi sever gibi midir okşayışın… Çiçekler mi açtırır dokunuşların… Birden bire tenimde ürpertiler mi yaratır parmaklarının usulca gezinmesi…
Bir kuş öpüyor dudaklarımdan... Güneş, ağaçların içinden süzdüğü maviliği usulca üstümüze döküyor. Masmavi bir gün oluyor… Kuşun gagası dudaklarımda hala... Başım dönüyor... Rüzgar, dağlardan sürükleyip getirdiği, ke kokularıyla sarıyor bizi.... Kuşun gagası usulca çekiliyor, bir ıhlamur çiçeği tadı kalıyor dudaklarımda…
İnsan ilişkilerinin doruklarında büyülü bir tılsım var. Öğrenilse de hiçbir zaman çözülemez. Yaşanır yalnızca…
Belki de sen özenle katlanmış bir mendil gibisindir, açılınca içinden yeni biçilmiş çimen kokuları yükselen...
Sen kiraz ağacısındır belki de... kırmızı beyaz çiçekler açan... Sana dokunur dokunmaz, üstüme çiçeklerini dökeceksin bahar dallarından...
Ben, dokunur dokunmaz kiraz dallarına, çiçekler açtıracak biriyim belki de...
Dök çiçeklerini üstüme... Genzimi yaksın çiçek kokuların... Kokularımız karışınca birbirine, genzimize dolunca o yeni biçilmiş taze çimen kokuları… sevgiyle, içimiz ürpererek dokununca tenlerimiz tenlerimize... kelebeklerden dokunuşlar alan bir incelikle mi okşarsın...
defne mi, ıhlamur mu, ke mi, fesleğen mi... neydi o, iliklerimize kadar işleyen sevişme kokusu ... “Nerdeyim? Kelebeklerden dokunuşlar alan bir yaprak gibi inceyim.”
Profildeki foto kendim ait
Bir erdemden, sevmenin, aşkın ve aşkla sevişmenin erdeminden söz ediyorum.
Sevginin yüceltilmesidir sevişmek. Duyguların zenginleşmesi, insanlığımızın bir bütün olarak yaşanmasıdır. Saç diplerimizden başlayarak, ayak parmaklarımıza kadar bütün vücudumuzun her zerresinin hazla ve mutlulukla titremesidir. Gözlerimizdeki sevincin incecik bir yağmur gibi içimizi yıkamasıdır. İnsan vücudunun güzelliği, tenin tenle buluşması, sevginin ve aşkın doyasıya yaşanması içindir.
Sevişmek iki insanın birbirini onurlandırmasıdır, saygınlaştırmasıdır birbirlerinin nezdinde. İnsan ömrünce kaç kişiyle yaşayabilir böyle bal tadında seçkin saatleri?
Sevişmeyi aşkın yüceltilmesi, ruh ve ten bütünlüğü olarak yaşayamıyorsak, o sevişme şöyle alıp başını gitmez dağlara, ke, çam kokularına doğru... Bir tomurcuk gülün dalında sabaha kadar kuşlar gibi cıvıldamaz sevgilinin kokusunu duymak için... Bir çağlayandan aşağı çığlık çığlığa atamaz kendini alabalıklar gibi...
Oysa sevgi, sevda, aşk insanı erdemli, başı dik, onurlu, korkusuz kılandır... “Alıp başımı iki elime, yoluna verem yürüyem” dedirtir Yunusça... “Üstüm başım ke kokuyor hala, senle yatmadım sanki dağları dolaştım” diye coşturur, dağları dolaştırır...
Bir insanın bir başka insana içi titreyerek dokunması, kelebeklerden dokunuşlar alan bir yaprak gibi incecik okşaması, erdemli ve kendine güvenen bir aşkın yarattığı sevgidendir.
Tenlerimizdeki ke, ıhlamur, tarçın, fesleğen, karanfil kokuları birbirine karışır. Daha çok duymak için kokularımızı, çırılçıplak sarılırız birbirimize, kokularımız kokularımıza daha bir karışsın diye. Tenlerden gönüllerimize, ruhlarımıza sızar kokular. Koklaya koklaya öperiz birbirimizin çıplaklığını... Döner, döner durur başımız havalarda... Gözlerimizle içeriz birbirimizi, dudaklarımızdaki susuzluk kanmaz... Artık tenlerimiz değildir sevişen, ikilikten sıyrılıp birliğe erdiğimiz doruklarda, ruhlarımızdan öperiz birbirimizi... Bütün ruhumuzla sevişiriz... Deli kırlangıçlar gibi çırpına çırpına sevişiriz...
Ruhları öpüşmeyenlerin, tenleri bu denli güzel öpüşemez. Bir önceki geceden artanı, bir sonrakinin üstüne ekleyerek, daha sonraki günleri de düşünmeden etmeyerek, sevgi boşluğu sayılabilecek en küçük bir an bırakmamaya özen göstererek yaşamayı biliriz aşkı... sevmeyi...
Her gece gündoğumuna kadar susmayan bir aşk ezgisi olur sesimizin tınısı... Böyle olduğu için de hiç bitmeyen bir aşk ezgisiyle sevişmeyi biliriz... Hayıt kokularıyla kendimizden geçmenin tadını, büyüsünü birlikte yaşamayı biliriz...
SEN DÜŞTEN GEÇİLMEZ BAHÇE... Bir serçeyi sever gibi midir okşayışın… Çiçekler mi açtırır dokunuşların… Birden bire tenimde ürpertiler mi yaratır parmaklarının usulca gezinmesi…
Bir kuş öpüyor dudaklarımdan... Güneş, ağaçların içinden süzdüğü maviliği usulca üstümüze döküyor. Masmavi bir gün oluyor… Kuşun gagası dudaklarımda hala... Başım dönüyor... Rüzgar, dağlardan sürükleyip getirdiği, ke kokularıyla sarıyor bizi.... Kuşun gagası usulca çekiliyor, bir ıhlamur çiçeği tadı kalıyor dudaklarımda…
İnsan ilişkilerinin doruklarında büyülü bir tılsım var. Öğrenilse de hiçbir zaman çözülemez. Yaşanır yalnızca…
Belki de sen özenle katlanmış bir mendil gibisindir, açılınca içinden yeni biçilmiş çimen kokuları yükselen...
Sen kiraz ağacısındır belki de... kırmızı beyaz çiçekler açan... Sana dokunur dokunmaz, üstüme çiçeklerini dökeceksin bahar dallarından...
Ben, dokunur dokunmaz kiraz dallarına, çiçekler açtıracak biriyim belki de...
Dök çiçeklerini üstüme... Genzimi yaksın çiçek kokuların... Kokularımız karışınca birbirine, genzimize dolunca o yeni biçilmiş taze çimen kokuları… sevgiyle, içimiz ürpererek dokununca tenlerimiz tenlerimize... kelebeklerden dokunuşlar alan bir incelikle mi okşarsın...
defne mi, ıhlamur mu, ke mi, fesleğen mi... neydi o, iliklerimize kadar işleyen sevişme kokusu ... “Nerdeyim? Kelebeklerden dokunuşlar alan bir yaprak gibi inceyim.”
评论
请登录或注册账户以发表评论
朋友 25
D
damladamlatr
demetella
K

kleidal
D
didem78
loliloli
##deleted_595411
K
karicimveben
I
iremselin
##deleted_749252
##deleted_2411154